15.Fotoğraf Yarışması

Emekli ölüm sınırında gibi!

Gündem 16.03.2025 - 20:28, Güncelleme: 16.03.2025 - 20:32
 

Emekli ölüm sınırında gibi!

15 Mart Dünya Tüketici Hakları Günü nedeniyle Bakırköy Özgürlük Meydanı’nda basın açıklaması yapan Tüketiciyi Koruma Derneği Genel Başkanı Aziz Koçal, tüketicilerin temel haklarına dikkat çektiği konuşmasında, “Tüketicilerin temel hakları gasp ediliyor. Derin yoksulluk altında asgari ücretli açlık, emekli ölüm sınırında yaşam mücadelesi veriyor” dedi.
Tüketiciyi Koruma Derneği, Bakırköy Özgürlük Meydanı’nda 15 Mart Dünya Hakları Günü nedeniyle Bakırköy Özgürlük Meydanı’nda basın açıklaması yaptı. Çelenk koyma töreni ile başlayan açıklamaya, çok sayıda sivil toplum kuruluşu ve tüketici derneği temsilcisi katılırken, CHP Bakırköy İlçe Başkanı Gizem Başaran Arslan’da yönetimiyle birlikte alanda hazır bulundu. Açıklama öncesi konuşan Tüketiciyi Koruma Derneği Genel Başkanı olmasının yanı sıra Bakırköy Kent Konseyi Başkanı da olan Aziz Koçal, 1985 yılında Birleşmiş Milletler tarafından kabul edilen Tüketici Hakları Evrensel Bildirgesi’nin tüketicilere sağlıklı, güvenli, adil ve sürdürülebilir bir tüketim hakkı tanıdığını belirterek, “Ancak ne yazık ki günümüzdeki tüketici hakları birçok alanda ihlal edilmekte” dedi.  Sağlıksız gıdalar, haksız fiyatlandırmalar, çevresel tahribat, finansal ve dijital sömürü sorunlarıyla karşı karşıya kalındığını belirten Koçal, tüketicilerin gasp edilen temel haklarını yoksulluk, alım gücünün tükenmiş olması, fahiş fiyatlarla beslenme sorunu, sağlıklı ekonomik gıdaya ulaşım sorunu, barınma gibi başlıklarla anlattı.  MÜCADELE SÜRECEK  Elektrik tüketiminde dahi tüketicinin tüccar olarak görülmeye başlandığını vurgulayan Aziz Koçal, borsadan elektrik almaya başlandığını, aklın ve mantığın almadığı bir sisteme doğru gidildiğini söyleyerek, “Bu konuda Anayasa düzenlemesi mevcuttur. Enerji tüketicinin en temeli hakkıdır ve bunu karşılamakla bizleri yönetenler yükümlüdür” dedi.  Kadın ve çocuk cinayetleri, devrim diye anlatılan ancak sağlık sorunlarını daha da çıkmaza sokan şehir hastanelerinin sağlık hizmetlerine erişim sorununu beraberinde getirdiğini de dile getiren Koçal, tüketicilerin kredi kartlarını ve tüketici kredilerini ödeyemez duruma geldiğini, adliyelerde dosya koyacak mahzenler arandığını ve birçok tüketiciye icralar geldiğini ifade ederek, TÜKODER olarak tüketici haklarının sadece kâğıt üzerinde kalmaması, yaşamın her alanında etkin bir şekilde korunması ve geliştirilmesi için mücadelelerini kararlılıkla sürdürdüklerini söyledi.  HAK IHLALLERI BITMEK BILMIYOR Tüketicilerin bilinçlenmesinin, haklarını bilmesinin ve savunmasının en büyük güçleri olduğunu söyleyen Aziz Koçal, konuşmasının sonunda tüketicilere seslenerek, “Haklarını bilen tüketici güçlü tüketicidir. Haklarını bilen tüketici örgütlü tüketicidir. Bu özel günde tüm yetkilileri tüketici haklarına saygılı olmaya, adil ve sürdürülebilir politikalar üretmeye davet ediyoruz. Aynı zamanda tüm tüketicilerin haklarını öğrenmeye ve hak ihlallerine karşı mücadeleye destek vermeye davet ediyoruz.” dedi.  Tüketiciyi Koruma Derneği Genel Sekreteri olan Bakırköy Tükoder Başkanı Oya Erakıncı’nın yaptığı basın açıklamasında, tüketici haklarının, yalnızca mal ve hizmet alımında korunma hakkıyla sınırlı olmadığı, aynı zamanda insanca yaşama hakkının ayrılmaz bir parçası olduğu belirtildi.   5 ANA TALEP VAR Günümüzde milyonlarca insanın en temel haklarından bile mahrum bırakıldığının vurgulandığı basın açıklamasında, Oya Erakıncı, yaşanan sorunları beş ana başlıkta talepleriyle birlikte şu şekilde paylaştı; 1. YOKSULLUK Ekonomik kriz, artan enflasyon ve gelir dağılımındaki adaletsizlik, toplumun büyük bir kesimini derin bir yoksullukla karşı karşıya bırakmıştır. Asgari ücretle geçinen, emekli maaşıyla hayatta kalmaya çalışan milyonlarca insan temel ihtiyaçlarını karşılayamaz hale gelmiştir. Sosyal devlet anlayışının gereği olarak, yaşam koşullarını iyileştirecek, alım gücünü artıracak ve gelir adaletini sağlayacak politikalar ivedilikle hayata geçirilmelidir.  2. SAĞLIKLI GIDAYA ULAŞIM  Temel bir insan hakkı olan sağlıklı gıdaya erişim giderek zorlaşmaktadır. Artan gıda fiyatları, denetimsiz ve sağlıksız ürünlerin piyasada yaygınlaşması, tüketicilerin sağlıklı beslenme hakkını tehdit etmektedir. Devletin, tarım ve gıda politikalarını halkın gıdaya erişimini önceleyen bir yaklaşımla düzenlemesi, denetimleri sıkılaştırması ve sağlıklı gıdaya ulaşımı teşvik eden destek mekanizmalarını hayata geçirmesi gerekmektedir.  3. BARINMA KRIZI  Barınma hakkı, insan onuruna yakışır bir yaşamın temel taşlarından biridir. Ancak, yüksek kira artışları, konut fiyatlarındaki artış ve sosyal konut projelerinin yetersizliği, dar gelirli vatandaşlarımızı ciddi bir barınma kriziyle karşı karşıya bırakmaktadır. Dar gelirli vatandaşların güvenli, sağlıklı ve uygun fiyatlı konutlara erişimi için etkin politikalar üretilmeli, barınma hakkı piyasanın insafına terk edilmemelidir.  4. İNSANCA YAŞAM Tüketiciler yalnızca ekonomik aktörler değil, aynı zamanda insanca yaşama hakkına sahip bireylerdir. Sağlıklı bir çevrede yaşamak, temiz suya ve güvenli gıdaya erişmek, eğitim, sağlık, ulaşım ve sosyal hizmetlerden eşit şekilde faydalanmak her bireyin hakkıdır. Bu bağlamda, 2025 yılı için belirlenen Sürdürülebilir Yaşam Tarzlarına Adil Bir Geçiş temasına uygun olarak çevresel sürdürülebilirliği destekleyen politikaların adil bir şekilde uygulanması gerekmektedir. Tüketiciler, çevreye duyarlı, adil ve ekonomik sistemler içerisinde korunmalı, sürdürülebilir üretim ve tüketim modellerine ulaşımı kolaylaştırılmalıdır.  5.TÜKETICILERIN ÖRGÜTLÜ MÜCADELESI Tüketiciler, haklarını yalnızca bireysel olarak değil, örgütlü bir şekilde savunduklarında gerçek bir değişim yaratabilirler. Yoksulluk, sağlıklı gıdaya erişim, barınma ve insanca yaşam hakları gibi temel sorunlar ancak toplumsal dayanışmayla çözülebilir. Bu nedenle, tüketicilerin bir araya gelerek derneklerde, kooperatiflerde ve sivil toplum örgütlerinde örgütlenmesi, haklarını savunmaları ve adil bir düzen için seslerini yükseltmeleri gerekmektedir. Devletin ve yerel yönetimlerin de tüketici örgütlerini desteklemesi, bağımsız denetim mekanizmalarını güçlendirmesi ve tüketici haklarını koruyacak yasal düzenlemeleri etkin bir şekilde uygulaması zorunludur. TÜKODER olarak, tüketicileri haklarını öğrenmeye, taleplerini dile getirmeye ve örgütlenmeye davet ediyoruz. Unutmayalım ki güçlü ve bilinçli tüketici, adil bir piyasanın ve insanca yaşamın en büyük güvencesidir.  Tüm yetkilileri ve karar alıcıları, halkın insanca yaşama hakkını koruyacak ve geliştirecek sosyal politikaların hayata geçirilmesi için ivedilikle harekete geçmeye çağırıyoruz.   
15 Mart Dünya Tüketici Hakları Günü nedeniyle Bakırköy Özgürlük Meydanı’nda basın açıklaması yapan Tüketiciyi Koruma Derneği Genel Başkanı Aziz Koçal, tüketicilerin temel haklarına dikkat çektiği konuşmasında, “Tüketicilerin temel hakları gasp ediliyor. Derin yoksulluk altında asgari ücretli açlık, emekli ölüm sınırında yaşam mücadelesi veriyor” dedi.

Tüketiciyi Koruma Derneği, Bakırköy Özgürlük Meydanı’nda 15 Mart Dünya Hakları Günü nedeniyle Bakırköy Özgürlük Meydanı’nda basın açıklaması yaptı. Çelenk koyma töreni ile başlayan açıklamaya, çok sayıda sivil toplum kuruluşu ve tüketici derneği temsilcisi katılırken, CHP Bakırköy İlçe Başkanı Gizem Başaran Arslan’da yönetimiyle birlikte alanda hazır bulundu. Açıklama öncesi konuşan Tüketiciyi Koruma Derneği Genel Başkanı olmasının yanı sıra Bakırköy Kent Konseyi Başkanı da olan Aziz Koçal, 1985 yılında Birleşmiş Milletler tarafından kabul edilen Tüketici Hakları Evrensel Bildirgesi’nin tüketicilere sağlıklı, güvenli, adil ve sürdürülebilir bir tüketim hakkı tanıdığını belirterek, “Ancak ne yazık ki günümüzdeki tüketici hakları birçok alanda ihlal edilmekte” dedi.  Sağlıksız gıdalar, haksız fiyatlandırmalar, çevresel tahribat, finansal ve dijital sömürü sorunlarıyla karşı karşıya kalındığını belirten Koçal, tüketicilerin gasp edilen temel haklarını yoksulluk, alım gücünün tükenmiş olması, fahiş fiyatlarla beslenme sorunu, sağlıklı ekonomik gıdaya ulaşım sorunu, barınma gibi başlıklarla anlattı. 

MÜCADELE SÜRECEK 

Elektrik tüketiminde dahi tüketicinin tüccar olarak görülmeye başlandığını vurgulayan Aziz Koçal, borsadan elektrik almaya başlandığını, aklın ve mantığın almadığı bir sisteme doğru gidildiğini söyleyerek, “Bu konuda Anayasa düzenlemesi mevcuttur. Enerji tüketicinin en temeli hakkıdır ve bunu karşılamakla bizleri yönetenler yükümlüdür” dedi.  Kadın ve çocuk cinayetleri, devrim diye anlatılan ancak sağlık sorunlarını daha da çıkmaza sokan şehir hastanelerinin sağlık hizmetlerine erişim sorununu beraberinde getirdiğini de dile getiren Koçal, tüketicilerin kredi kartlarını ve tüketici kredilerini ödeyemez duruma geldiğini, adliyelerde dosya koyacak mahzenler arandığını ve birçok tüketiciye icralar geldiğini ifade ederek, TÜKODER olarak tüketici haklarının sadece kâğıt üzerinde kalmaması, yaşamın her alanında etkin bir şekilde korunması ve geliştirilmesi için mücadelelerini kararlılıkla sürdürdüklerini söyledi. 

HAK IHLALLERI BITMEK BILMIYOR

Tüketicilerin bilinçlenmesinin, haklarını bilmesinin ve savunmasının en büyük güçleri olduğunu söyleyen Aziz Koçal, konuşmasının sonunda tüketicilere seslenerek, “Haklarını bilen tüketici güçlü tüketicidir. Haklarını bilen tüketici örgütlü tüketicidir. Bu özel günde tüm yetkilileri tüketici haklarına saygılı olmaya, adil ve sürdürülebilir politikalar üretmeye davet ediyoruz. Aynı zamanda tüm tüketicilerin haklarını öğrenmeye ve hak ihlallerine karşı mücadeleye destek vermeye davet ediyoruz.” dedi.   Tüketiciyi Koruma Derneği Genel Sekreteri olan Bakırköy Tükoder Başkanı Oya Erakıncı’nın yaptığı basın açıklamasında, tüketici haklarının, yalnızca mal ve hizmet alımında korunma hakkıyla sınırlı olmadığı, aynı zamanda insanca yaşama hakkının ayrılmaz bir parçası olduğu belirtildi.  

5 ANA TALEP VAR

Günümüzde milyonlarca insanın en temel haklarından bile mahrum bırakıldığının vurgulandığı basın açıklamasında, Oya Erakıncı, yaşanan sorunları beş ana başlıkta talepleriyle birlikte şu şekilde paylaştı;

1. YOKSULLUK

Ekonomik kriz, artan enflasyon ve gelir dağılımındaki adaletsizlik, toplumun büyük bir kesimini derin bir yoksullukla karşı karşıya bırakmıştır. Asgari ücretle geçinen, emekli maaşıyla hayatta kalmaya çalışan milyonlarca insan temel ihtiyaçlarını karşılayamaz hale gelmiştir. Sosyal devlet anlayışının gereği olarak, yaşam koşullarını iyileştirecek, alım gücünü artıracak ve gelir adaletini sağlayacak politikalar ivedilikle hayata geçirilmelidir. 

2. SAĞLIKLI GIDAYA ULAŞIM 

Temel bir insan hakkı olan sağlıklı gıdaya erişim giderek zorlaşmaktadır. Artan gıda fiyatları, denetimsiz ve sağlıksız ürünlerin piyasada yaygınlaşması, tüketicilerin sağlıklı beslenme hakkını tehdit etmektedir. Devletin, tarım ve gıda politikalarını halkın gıdaya erişimini önceleyen bir yaklaşımla düzenlemesi, denetimleri sıkılaştırması ve sağlıklı gıdaya ulaşımı teşvik eden destek mekanizmalarını hayata geçirmesi gerekmektedir. 

3. BARINMA KRIZI 

Barınma hakkı, insan onuruna yakışır bir yaşamın temel taşlarından biridir. Ancak, yüksek kira artışları, konut fiyatlarındaki artış ve sosyal konut projelerinin yetersizliği, dar gelirli vatandaşlarımızı ciddi bir barınma kriziyle karşı karşıya bırakmaktadır. Dar gelirli vatandaşların güvenli, sağlıklı ve uygun fiyatlı konutlara erişimi için etkin politikalar üretilmeli, barınma hakkı piyasanın insafına terk edilmemelidir. 

4. İNSANCA YAŞAM

Tüketiciler yalnızca ekonomik aktörler değil, aynı zamanda insanca yaşama hakkına sahip bireylerdir. Sağlıklı bir çevrede yaşamak, temiz suya ve güvenli gıdaya erişmek, eğitim, sağlık, ulaşım ve sosyal hizmetlerden eşit şekilde faydalanmak her bireyin hakkıdır. Bu bağlamda, 2025 yılı için belirlenen Sürdürülebilir Yaşam Tarzlarına Adil Bir Geçiş temasına uygun olarak çevresel sürdürülebilirliği destekleyen politikaların adil bir şekilde uygulanması gerekmektedir. Tüketiciler, çevreye duyarlı, adil ve ekonomik sistemler içerisinde korunmalı, sürdürülebilir üretim ve tüketim modellerine ulaşımı kolaylaştırılmalıdır. 

5.TÜKETICILERIN ÖRGÜTLÜ MÜCADELESI

Tüketiciler, haklarını yalnızca bireysel olarak değil, örgütlü bir şekilde savunduklarında gerçek bir değişim yaratabilirler. Yoksulluk, sağlıklı gıdaya erişim, barınma ve insanca yaşam hakları gibi temel sorunlar ancak toplumsal dayanışmayla çözülebilir. Bu nedenle, tüketicilerin bir araya gelerek derneklerde, kooperatiflerde ve sivil toplum örgütlerinde örgütlenmesi, haklarını savunmaları ve adil bir düzen için seslerini yükseltmeleri gerekmektedir. Devletin ve yerel yönetimlerin de tüketici örgütlerini desteklemesi, bağımsız denetim mekanizmalarını güçlendirmesi ve tüketici haklarını koruyacak yasal düzenlemeleri etkin bir şekilde uygulaması zorunludur. TÜKODER olarak, tüketicileri haklarını öğrenmeye, taleplerini dile getirmeye ve örgütlenmeye davet ediyoruz. Unutmayalım ki güçlü ve bilinçli tüketici, adil bir piyasanın ve insanca yaşamın en büyük güvencesidir.  Tüm yetkilileri ve karar alıcıları, halkın insanca yaşama hakkını koruyacak ve geliştirecek sosyal politikaların hayata geçirilmesi için ivedilikle harekete geçmeye çağırıyoruz. 

 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yurt-haber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.